SERBEST MESLEK KAZANÇLARINDA İSTİSNALAR
Erkan GÜRBOĞA(*)
Gelirler Kontrolörü
I. GENEL BİLGİ
Serbest Meslek kazançları istisnası Gelir Vergisi Kanunun 18’inci maddesinde düzenlenmiştir. 18’inci madde hükmü aşağıdadır. “Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makele, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete dergi bilgisayar ve internet ortamı, radyo televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır.
Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.
Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez. Serbest meslek kazançları istisnasının, bu kanunun 94’üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.”
2. İstisnadan Yararlanacak Olanlar Şunlardır
Serbest meslek kazançları istisnasından yararlanacak olanlar, kanunmaddesinde sınırlı olarak sayılmıştır.
Buna göre istisnadan yararlanacak olanlar;
• Müellifler,
• Mütercimler,
• Heykeltıraşlar,
• Hattatlar,
• Ressamlar,
• Bestekarlar,
• Bilgisayar programcıları,
• Mucitler,
• Ve bunların kanuni mirasçılarıdır.
Kanuni mirasçıların kimler olduğu Medeni Kanun hükümlerine göre tespit edilecektir. Medeni Kanunun mirasa ilişkin hükümlerinde, kanuni mirasçıların yanında mansup (atanmış) mirasçılara da yer verilmiştir. Bu istisna sadece kanuni mirasçıların kazançlarına tanındığından, mansup mirasçıların bu nitelikteki Kazançları için bu istisna söz konusu değildir.
Medeni Kanuna göre kanuni mirasçı olanlar aşağıda belirtilmiştir:
1 Birinci derecede; çocuklar, torunlar, torun çocukları (evlilik dışı soy bağlı ile bağlı olanlar dahil)
2 İkinci dercede; anababa
3 Üçüncü derecede; Büyükbaba ve büyükanne
Sağ kalan eş her dercedeki mirasçılarla beraber kanuni mirasçıdır.
3 İstisnaya Konu Eserler
Madde de istisnaya konu eserler; şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeler, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senorya ve oyunu gibi eserler oluşturmaktadır. Madde metninde “Gibi” edadı kullanmak suretiyle istisnaya konu eserlere bir sınırlama getirilmediği görülmektedir.
Gelir Vergisi Kanununda eserin ne olduğu konusunda herhangi bir belirleme yapılmamıştır.
Eserin tanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 1’inci maddesinde yapılmıştır. Anılan maddeye göre eser; “sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve edebiyat musiki, güzelsanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi Fikir ve Sanat mahsülüdür.
Fikir ve sanat eserleri kanununun 2’nci maddesinde ilim ve edebiyat eserleri, 3’üncü maddesinde musiki eserleri, 4’üncü madesinde güzel sanatlar eserleri ve 5’inci maddesinde de sinema eserleri açıklanmıştır.
Bu durumda, Gelir Vergisi Kanunu’nda ismen belirtilmeyen ancak “gibi” edadı nedeniyle bir sınırlama da getirilmeyen eserlerin istisnadan yararlanması için, fikir ve sanat eserleri kanununda yer alıp almadığının araştırılması gerekmektedir.
4 İstisnaya Konu Olacak Kazançlar
İstisnaya konu kazançları, 18’inci maddenin düzenleniş tarzına göre aşağıdaki şekilde sınıflandırmak mümkündür.
a. Şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeler, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerin gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon, ve videoda yayınlanmasından elde edilen hasılat,
b. Kitap, CD, disket, resim heykel ve nota halindeki eserler ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut hakları devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde edilen hasılat,
c. Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler
Maddenin düzenleniş tarzına bakıldığında;
İstisnanın uygulanmasında a grubunda yazılı eserler ile b grubunda yazılı eserler arasında farklılık vardır. a grubunda yazılı eserlerden elde edilecek kazancın vergiden istisna edilmesi; kazancın, bu eserlerin gazete,dergi, radyo ve televizyonda yayınlanmasından elde edilmiş olmasına bağlıdır. b grubunda yazılı eserlerden elde edilecek kazancın vergiden istisna edilmesi ise, kazancın bu eserlerin satışı veya bunlar üzerindeki hakların devir ve temliki veya kiralanmasından elde edilmiş olmasına bağlıdır.
Bu durumda; şiir, hikaye, roman, makale bilimsel araştırma ve inceleme, röportaj, karikatür, fotoğraf film gibi eserlerin satışı veya bu eserler üzerindeki hakların devir ve temlik edilmesi veya kiralanması karşılığında elde edilecek kazançlar istisnaya konu edilmeyecektir.
Ancak, 18’inci maddenin düzenleniş tarzına bağlı kalınarak istisnaya konu olarak kazançların sınıflandırması ve bu sınıflandırma neticesinde; şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve inceleme, röportaj, fotoğraf film vb. eserlerin satışı veya bu eserler üzerindeki hakların devir ve temlik edilmesi veya kiralanması karşılığında elde edilecek kazançların istisnanın dışında tutulması, Kanunun ruhuna aykırıdır.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır. (V.U.K. Md.3)
Telif hakları, bir düşün ya da sanat yapıtını yaratan kişinin bu yapıttan doğan haklarının tamamıdır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 70’inci maddesinin 6 numaralı bendinde telif haklarının müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Kanunun 80’inci maddesinin 4 numaralı bendinde ise, telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları dışında kalanlar tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olduğu hükmü yer almaktadır. Bu durumda telif haklarının ve ihtira beratlarının; müellifleri ve mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları tarafından elden çıkartılmasından sağlanan kazançların serbest meslek kazancı olduğu kanunen kabul edilmiş durumdadır.
Gerek 70’inci maddenin 6 numaralı bendinde, gerekse 80’inci maddenin 4 numaralı bendinde telif kazançları herhangi bir sınıflandırmaya tabi tutulmazken 18’inci maddenin düzenleniş tarzından hareketle telif kazançlarının sınıflandırılması Gelir Vergisi Kanununun genel yapısına uygun düşmemektedir.
Kaldı ki 221 no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 3.6.1. bölümünde, hasılatın; eserlerin, gazete, dergi, radyo, televizyon ve videoda yayınlanması,kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserler ile ihtira beratlarının satılması veya bunlar üzerindeki mevcut hakların devir ve temlik edilmesi veya kiraya verilmesi karşılığında elde edilmesi durumunda istisnadan yararlanılacağının belirtilmiş olması, vergi idaresinin de telif kazançlarının sınıflandırılması ve eserlere bağlı olarak istisnanın farklı uygulanması görüşünü benimsediğini göstermektedir.
5. Eserin Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Oluşması
Gelir Vergisi Kanunu’nun 65’inci maddesinde her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancı olarak belirlenmiş ve serbest meslek faaliyeti de; “sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere serbest meslek faaliyetinin ana unsurları aşağıdaki gibi sıralanabilir.
- Faaliyetin sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması,
- Faaliyetin ticari mahiyette olmaması,
- Faaliyetin bir işverene balğı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması,
- Faaliyetin devamlılık unsuru taşıması.
Bu unsurlar bir taraftan serbest meslek kazancı ile ticari kazanç, öte yandan serbest meslek kazancı ile ücret ilişkisinin sınırlarını belirlemektedir. Ayrıca faaliyetin devamlı olması özelliği de serbest meslek faaliyetini, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetinden ayırmaktadır.
Serbest meslek kazançları istisnası uygulanabilmesi için elde edilen kazancın serbest meslek kazancı olması gerekir. Dolayısıyla istisnaya konu eserlerin serbest meslek faaliyeti sonucunda üretilmesi ve değerlendirilmesi gerekir.
5.1. Eserin İşverene Bağlı Olarak Yaratılması
Gelir Vergisi Kanununun 61’inci maddesinde “ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla gerek ücret gerek serbest meslek kazancı emeğe dayanan gelir unsurladır. Serbest meslek kazançlarında emek; bir işverene tabi olmaksızın, şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına değerlendirilmektedir. Bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışılması halinde ise elde edilen gelir ücrettir.
Yazılı veya sözlü hizmet sözleşmesi ile bir işverene bağlı olarak çalışanların, bu işleri dolayısıyla meydana getirdikleri eserlerin karşılığında elde ettikleri gelir ücrettir. Bu nedenle serbest meslek kazanç istisnasından yararlanılması mümkün değildir.
5.2. Eserin Ticari Organizasyon İçinde Yaratılması veya Değerlendirilmesi
Eserin bir ticari organizasyon içerisinde yaratılması veya değerlendirilmesi durumunda da istisna uygulanmayacaktır. Eserin ticari organizasyon içerisinde değerlendirilmesinden elde edilen kazanç serbest meslek kazancı değil, ticari kazanç olacaktır. Örneğin, ihtira beratına konu olan buluşların ticari ve sınai bir işlemeye dahil iken satılması,devir ve temliki veya kiralanması ya da ihtira beratına konu olan buluşun üretilerek satılması hallerinde elde edilen kazanç serbest meslek kazancı kapsamına girmeyeceğinden sözkonusu istisna uygulanmayacaktır. (G.V.K.GT.Seri No:149)
5.3. Eserin Orjinalinin Çeşitli Yollarla Çoğaltılarak Satılması
Eserlerin orjinalinin müellifleri veya kanuni mirasçıları tarafından çeşitli yollarla çoğaltılıp satılması durumunda istisna uygulanmayacaktır. Zira eserlerin orjinallerinin çeşitli yollarla çoğaltılarak satılması halinde faaliyet sonucunda sağlanan gelir serbest meslek kazancı değil ticari kazançtır. Örneğin bir ressamın yaptığı resimleri kartpostal şeklinde çoğaltarak pisaya sürmesi durumunda bu faaliyetin sonucunda elde edilen kazanç gelir vergisi kanununun ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilir.
Nitekim konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlı ğ ınca verilen 28.02.1987 tarih ve GVK/321303928 sayılı yazıda; “.....ağaç kaplama resimlerinin orjinalinin çeşitli yollarla çoğaltılarak satılması halinde bu faaliyet sonucu sağlanan gelirin, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerektiğinden, bu şekilde elde edilen kazancın anılan istisnadan yararlandırılması mümkün değildir.” denilmektedir.
Yine Maliye Bakanlığınca konuya ilişkin olarak verilen 27.2.1987 tarih ve GVK/321303930 sayılı yazıda da; “Rölyef çalışması sonucu meydana getirilen eserlerin orjinallerinin çeşitli yollarla çoğaltılarak satılması halinde bu faaliyet sonucu sağlanan gelirin Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerektiğinden, bu şekilde elde edilen kazancın anılan istisnadan yararlandırılması mümkün değildir.” denilmektedir.
5.4. İstisna Kapsamındaki Eserlere Reklam Alınması
Gelir Vergisi Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamına giren eserlerde reklama da yer verilmesi halinde, reklam karşılığı elde edilen hasılatın istisnaya konu edilmesi mümkün değildir. Zira madde metnindeki istisna Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren esere tanınmıştır. Ayrıca eserde reklama yer verilmesi, eser karşılığında alınan bedelin istisnadan yararlanmasına da engel değildir.
Esere alınan reklam karşılığı elde edilen gelirin, reklamcılığın ticari bir faaliyet olması nedeniyle arızi ticari kazanç olduğu düşünülürse de bu faaliyet arızi serbest meslek faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Çünkü, kazanç elde edilmesi telif kazancının satışına bağlı ve onun bir uzantısıdır, bir başka anlatımla, reklam geliri telif kazancı bünyesinde değil, ancak telif kazancı nedeniyle ve ona bağlı olarak doğmuştur.
Bu durumda arızi telif kazancı elde eden eser sahibine aldığı reklam karşılığı yapılan ödemelerden diğer serbest meslek erbabına yapılan ödemelerde olduğu gibi vergi kesintisi yapılması, eser sahibinin de bu gelirini arızi serbest meslek kazancı olarak beyan etmesi gerekir.(1)
6 İstisnaya Konu Kazançların Vergileme Esasları
6.1. Gelir Vergisi Yönünden
Vergi kanunlarımızda önemli değişiklik yapan 4369 sayılı yasanın Geçici 7’nci maddesi hükmü uyarınca, Gelir Vergisi Kanununun 18’inci maddesinde belirtilen serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen hasılatın aynı kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamını aşan kısmına istisna uygulanmamaktaydı. Yani GVK’nun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamını aşan kısmının beyanı gerekmekteydi.
Ancak, 4444 sayılı kanunun 14’üncü maddesinin D fıkrası ile 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere, 4369 sayılı kanunun Geçici 7’nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu durumda Gelir Vergisi Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamında elde edilen kazanç tutarı ne olursa olsun tamamı gelir vergisinden istisnadır.
6.2. Gelir Vergisi Tevkifatı Yönünden
Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanununun 18’inci maddesinin son fıkrası uyarınca Serbest meslek kazançları istisnasının anılan kanunun 94’üncü maddesi uyarınca tevkifat yapılmasına engel değildir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi uyarınca kamu idare ve müesseseleri iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler 18’inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %15 oranında tevkifat yapmak zorundadırlar. Bu orandaki vergileme serbest meslek kazançları istisnasından yararlananların nihai vergilemesi olacaktır.
Diğer taraftan serbest meslek kazanç istisnasından yararlananların, GVK’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanlar dışında kalanlara, yapmış oldukları hizmetler tevkifata tabi tutulmayacaktır. Örneğin, ressam “A”nın yapmış olduğu bir tabloyu memur “B”ye satması karşılığında, memur “B” yapmış olduğu ödemeden dolayı tevkifat yapmayacaktır. Keza, tüccar, serbest meslek erbabı ve çiftçilerin GVK’nun 18’inci maddesi kapsamında yapmış oldukları ödemelerden tevkifat yapmaları için, ödemelerin ticari, zirai, mesleki işleriyle ilgili olması gerekir. Ticari, zirai mesleki işleriyle ilgili olmayan ödemelerden tevkifat yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Örneğin, tüccar evinde asmak üzere ressamdan almış olduğu tablo için yaptığı ödemeden tevkifat yapmayacaktır.
6.3. Katma Değer Vergisi Yönünden
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesine göre serbest meslek faaliyeti kapsamında yapılan teslim ve hizmetler Katma Değer Vergisi’ne tabidir. Buna göre sözü edilen faaliyeti sürekli bir şekilde yapanlar gerçek usulde Katma Değer Vergisine tabi olacak, arızi nitelik taşıyan serbest meslek faaliyetleri ise vergiye tabi olmayacaktır. Bu hüküm Gelir Vergisi Kanunun 18’inci maddesinde belirtilen faaliyetlerin mutad meslek halinde yapılmaması durumunda, arızi serbest meslek faaliyeti söz konusu olacaktır. Arızi olarak yürütülen serbest meslek faaliyetinden elde edilen kazancın arızi kazanç olduğu G.V.K.’nun 82’inci maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu durumda arizi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde yapılan teslimler (dolayısıyla bu teslimlerden elde edilen kazançlar) Katma Değer Vergisi Kanunu’nun konusuna girmeyecektir.
Dolayısıyla, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyeti sonucunda meydana getirilen eserlerin nemaları ile ilgili olarak, bu eserleri meydana getirenlerin herhangi bir sorumlulukları bulunmamaktadır.(2)
4369 sayılı Kanun’un Geçici 7’inci maddesi ile; G.V.K.’nun 18’inci maddesinde tanınan istisnaya bir sınırlama getirilmiştir. Bu düzenlemeye paralel olarak 221 Seri No’lu Genel Tebliği ile; G.V.K.’nun 18’inci maddesinde sayılan faaliyetleri mutad meslek olarak yapanların K.D.V. yükümlülüklerini Kanunun genel hükümleri çerçevesinde yerine getirmeleri gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, 19 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yer alan bu konuya ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır.
Ancak daha sonra çıkarılan 224 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile; Gelir Vergisi Kanununun 18’inci maddesinde belirtilen teslim ve hizmetleri münhasıran aynı kanunun 94’üncü maddesinde sayılan kişi ve kurumlara yapanların Katma Değer Vergisi yükümlülüklerinin, hasılatlarına bağlı olmaksızın, 19 seri no’lu Katma Değer Vergisi Genel Teliğinde açıklandığı şekilde, tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca yerine getirileceği belirtilmiştir.
19 numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile, Gelir Vergisi Kanununun 18’inci maddesi kapsamına giren teslim ve hizmetleri münhasıran aynı kanunun 94’üncü maddesinde zikredilen kişi ve kuruluşlara yapanların, Katma Değer Vergisinin bu kişi ve kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun görülmüştür.
Anılan tebliğe göre; serbest meslek erbabının bu uygulamadan faydalanabilmesi için gerçek usulde Katma Değer Vergisi mükellefiyetlerinin sadece Gelir Vergisi Kanununun 18’inci maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve işlemlerinin tamamının aynı kanunu 94’üncü maddesine göre Gelir Vergisi stopajına tabi bulunması gerekmektedir. Buna göre 18’inci madde kapsamına giren teslim veya hizmeti 94’üncü maddede sayılan kişi ve kuruluşlar yanında madde de yer almayanlara da yapanlar bu uygulamadan faydalanamayacaktır.
Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinde sayılan kişi veya kuruluşlar, aynı kanunun 18’inci maddesi kapsamına giren kişilere yapacakları ödemeler ile ilgili olarak Gelir Vergisi Stopajına esas olan miktar üzerinden Katma Değer Vergisi hesaplayıp vergi sorumlularına ait Katma Değer Vergisi beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edip ödeyeceklerdir. Ancak bu şekilde işlem yapılabilmesi için Gelir Vergisi Kanunun 18’inci maddesine giren kişilerin bu durumu önceden vergi sorumlusuna bildirmesi gerekmektedir. İşlemlerine ait verginin beyan ve ödeme mükellefiyeti sorumlular tarafından yerine getirilen serbest meslek mensupları ise ayrıca Katma Değer Vergisi beyannamesi vermeyeceklerdir.
Sorumluluk uygulamasını tercih etmeyenler ile esasen bu kapsama girmesi mümkün olmayan mükelleflerin Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinde sayılan kişi ve kuruluşlara yaptıkları teslim ve hizmet ifaları sebebiyle hesaplanan Katma Değer Vergisi kendileri tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.
7 İstisnadan Yararlanan Serbest Meslek Erbabında Belge Düzeni
Gelir Vergisi Kanununun 18’inci maddesinde sayılan faaliyetleri icra eden serbest meslek erbabının defter tutma, belge düzenleme yükümlülüklerine ilişkin olarak 223 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklamalarda bulunulmuştur. Buna göre 1999 yılında Gelir Vergisi Kanununun 1 8 ’ i n c i m a d d e s i n d e s a y ı l a n f a a l i y e t l e r d e n e l d e e d i l e n h a s ı l a t ı n 7.000.000.000.TL’yı aşması halinde bu mükelleflerin
- Defter tasdik ettirme ve tutma,
- Belge düzenleme zorunlulukları bulunmaktaydı.
Ancak, Bakanlık Vergi Usul Kanunun mükerrer 257’inci maddesinin verdiği yetkiye dayanarak; 244 Seri No’lu G.V.K. Tebliği ile; münhasıran Gelir Vergisi Kanunun 18’inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerde bulunan ve eserlerini sadece aynı kanunun 94’üncü maddesinde belirtilen kişi veya kurumlara teslim eden serbest meslek erbabından isteyenlerin
- Defter tasdik ettirme ve tutma
- Belge düzenleme,
zorunluluklarını hasılat tutarına bağlı olmaksızın kaldırmıştır. Aldığı eser ve hizmetleri bu kişiler tarafından düzenlenmiş serbest meslek makbuzu ile belgelemek zorunda olan mükellefler ise harcamalarını bunlara gider pusulası imzalattırmak suretiyle tevsik edeceklerdir. Bu şekilde alınan belgeler serbest meslek erbabınca gerektiğinde ibraz edilmek üzere zamanaşımı süresince saklanacaktır.
Kendi nam ve hesabına bir işyeri açmaksızın mutad meslek olarak Gelir Vergisi Kanunun 18’inci maddesinde belirtilen faaliyetlerde bulunanların vergi levhası tasdik ettirme ve asma zorunlulukları bulunmamaktadır. Ayrıca, sayılan bu tür faaliyetleri ikametgahlarının belli bir bölümünde yapmakla birlikte müşterilerine burada satış veya hizmet vermeyen mükelleflerde vergi levhası asmayacaklardır.