TEVKİF SURETİYLE KESİLEN VERGİLERiN İADESİ

Levent GENÇYÜREK                             Erkan GÜRBOĞA

Maliye Başmüfettişi                               Gelirler Başkontrolörü

izmir Defterdar Yrd. V.                            izmir Defterdar Yrd. V.

I. GiRiŞ

93 sayılı Gelir Vergisi Kanu 1nunun 121 ve 5422 Sayılı Kurumlar  Vergisi  Kanunu’nun 44’üncü maddesi uyarınca, beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve irattan  Gelir/Kurumlar  Vergisi  Kanunlarına göre kesilmiş bulunan vergilerin beyanname üzerinden hesaplanan gelir /kurumlar  vergisine mahsup edileceği, mahsubu yapılan miktarın gelir/kurumlar vergisinden fazla olması  halinde  aradaki  farkın  vergi dairesince  mükellefe  bildirileceği  ve mükellefin tebliğ  tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunacağı belirtilmiştir. 252 Sıra numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği(1) ile tevkif suretiyle kesilen gelir/kurumlar vergisinin iadesine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlenerek anılan tarihe kadar yürürlükte bulunan 169 ve 241 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Tevkif suretiyle kesilen vergilerin iadesine ilişkin olarak yapılan yeni düzenlemeler yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

II TEVKiF SURETiYLE KESiLEN VERGiLERiN NAKDEN VE MAHSUBEN iADESi

A Mahsuben iade

1 Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup Yıl içinde tevkif suretiyle kesilen vergiler öncelikle yıllık beyanname ile beyan edilen ve tevkifata konu edilen gelir veya kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergilere mahsup edilir.

Mahsubun yapılabilmesi için tevkifat yoluyla kesilen verginin beyannameye dahil edilen gelir veya kazanca ilişkin olması gerekir. Mükellefler vermiş oldukları yıllık beyannameye kendilerinden yapılan vergi tevkifatı ile ilgili olarak kesintiyi yapan vergi sorumlularının adısoyadı veya unvanını, bağlı olduğu vergi dairesini ve vergi kimlik numaralarını,kesintiye esas alınan brüt tutarları,kesilen vergileri ve kesinti yapılan dönemleri gösteren ve 252 Sıra Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde örnek olarak gösterilmiş bir tabloyu da eklemeleri gerekir. Beyanname üzerinden hesaplanan vergiye mahsup için, mükellef tarafından verilecek bir mahsup dilekçesine ihtiyaç bulunmamaktadır.

2 Diğer Vergi Borçlarına Mahsup

a.Aranılacak Belgeler

Tevkif suretiyle kesilen vergilerin beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsubundan sonra kalan tutarın diğer vergi borçlarına mahsup talebinin bir dilekçe ile yapılması gerekir. Ayrıca mükelleflerin kendilerinden yapılan vergi tevkifatı ile ilgili olarak kesintiyi yapan vergi sorumlularının adısoyadı veya unvanı, bağlı olduğu vergi dairesini ve vergi kimlik numaralarını, kesintiye esas alınan brüt tutarları, kesilen vergileri ve kesinti yapılan dönemleri gösteren bir tabloyu da mahsup talep dilekçelerine eklemeleri gerekir. Ancak söz konusu tablonun daha önce yıllık beyanname ekinde yer almış olması halinde bu tablo tekrar verilmeyecek, mahsup dilekçesi yeterli olacaktır.


b.Mahsup Talebine Konu Borçlar

Yıl içinde tevkif suretiyle kesilen vergiler öncelikle yıllık beyanname ile beyan edilen gelir veya kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergiye mah  sup edilir.Bu mahsup sonucunda kalan kısmın bulunması durumunda mükellefin talebi doğrultusunda diğer vergi borçlarına mahsup yapılır. Diğer taraftan mükellefler dilerlerse ortağı oldukları adi ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi borçlarına da mahsuben iade talebinde bulunabilirler. Bu talebin yerine getirilebilmesi için iade alacaklısı mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması ve mah  sup dilekçesinde adi ortaklık veya kollektif şirketin hangi dönemi için mah  sup talep edildiğinin belirtilmesi gerekir. Mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak mahsuben iade işlemi sonuçlandırılır.
Ayrıca nakit iade edilebilir aşamaya gelen alacağın üçüncü şahısların vergi borçlarına mahsubu talep edilebilir. Bu mahsup işlemine ilişkin verilecek dilekçede, lehine mahsup talebinde bulunulan kişinin adısoyadı veya ünvanı yanında vergi kimlik numarası, bağlı olduğu vergi dairesi ile borcun türü, miktarı ve dönemi de bildirilir.

Tevkif suretiyle kesilen vergilerin mükellefin S.S.K prim borcuna mah  subu ise mümkün değildir.

c.Mahsuben iadenin Geçerli Olduğu Tarih

Mahsuben iade işlemi aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir vergisi veya kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibariyle yapılacaktır. Dolayısıyla mahsup dilekçesi ve tevkifat tablosunun ibraz edilmesi koşuluyla mükelleflerin vergi borçlarına ilişkin mahsup talepleri yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yapılacaktır.

Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinin kanuni süresinde verilmemesi ya da sair nedenlerle ikmalen veya re’sen yapılan tarhiyatlar üzerine tahakkuk eden vergilerle ilgili olarak daha önce tevkif yoluyla kesilen vergiler öncelikle tarhiyat aşamasında vergi dairesince dikkate alınarak yerine getirilecektir. Mahsuplar sonunda kalan kısmın talep edilmesi halinde diğer vergi borçlarından mahsubu mümkündür. Bu durumda, mahsup talepleri dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. Bu tarihten itibaren mükelleflerin mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz.

Nakten iade edilir aşamaya gelen alacağın üçüncü şahısların vergi borçlarına mahsubunun talep edildiği durumlarda yapılan mahsup talepleri düzeltme fişinin onaylandığı tarih itibariyle yerine getirilir. Diğer taraftan mükellefin muaccel hale gelmiş vergi borcunun bulunmaması halinde, iade alacağının sonraki dönemlerde muaccel hale gelecek vergi borçlarına mahsubunun talep edilmesi mümkündür. Bu durumda mahsup talebi sonraki dönemlerde doğacak verginin tahakkuku ile hüküm ifade edecektir.

d. Mahsuben iade Talebinde Gecikme Zammı Uygulaması

Tevkif suretiyle kesilen vergilerin beyanname üzerinde mahsubundan sonra kalan tutarın diğer vergi borçlarına mahsubunun yapılabilmesi için dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girmiş olması gerekir. Mahsup talebi bu belgelerin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih itibariyle hüküm ifade edeceğinden bu tarih esas alınarak vergi borçları için gecikme zammı hesaplanmayacaktır.

Aranılan belgelerin vergi dairesine eksik ibraz edilmesi halinde, mahsubu talep edilen borcun vade tarihinden belgelerin tamamlandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanacaktır.

e. Tevkif Suretiyle Kesilen Vergilerin Vergi Sorumlusunca Tahakkuk Ettirilmemesi Veya Ödenmemesi Durumunun Mahsuba Etkisi:

Mahsuben iade talebinin yerine getirilebilmesi için tevkif suretiyle kesilen vergilerin tahakkukuna ve ödendiğine ilişkin belgenin ibraz edilmesine gerek bulunmadığından vergi dairelerince mükelleflerden bu belgeler istenmeyecektir.

B. Nakden iade

1.Aranılan Belgeler

Beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan Gelir/Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kesilmiş bulunan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan gelir/kurumlar vergisinden mahsup edildikten sonra mahsubu yapılan miktarın hesaplanan vergiden fazla olması halinde aradaki farkın nakden iadesi için aşağıdaki belgelerin tamamlanması gerekmektedir:


- Dilekçe

- Mükelleflerin kendilerinden yapılan vergi tevkifatı ile ilgili olarak kesintiyi yapan vergi sorumlularının adısoyadı veya ünvanı ,bağlı olduğu vergi dairesini ve vergi kimlik numarasını, kesintiye esas brüt tutarları, kesilen vergileri ve kesinti yapılan dönemleri gösteren ve 252 Sıra Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde örnek olarak yer verilmiş olan tablo,

Kesintinin ücret ve gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olması halinde ücretlere ilişkin olarak işveren tarafından verilen ve kesintinin yapıldığını gösteren yazı, gayrimenkul sermaye iradına ilişkin olarak kira kontratı,

Menkul sermaye iradına ilişkin olarak kesintiyi yapan bankalar, özel finans kurumları, aracı kurumlar ve diğer kurumlar tarafından düzenlenen ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren belge,

Serbest meslek kazancına ilişkin olarak vergilerin sorumlu adına tahakkuk ettiğini gösteren ilgili saymanlık yazısı,

Ticari kazançlar ve zirai kazançlara ilişkin olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine ödenmiş olduğuna ilişkin belge,

Ticari kazançlar ve zirai kazançlarla ilgili olarak vergi kesintisi yapanlar
 
ca kesilen verginin tahakkuk ettirilmiş olmasına rağmen tecil, taksitlendirme veya borçların yeniden yapılandırılması nedeniyle ödenmemesi durumunda tecil veya taksitlendirme yapıldığına ilişkin kurumdan alınacak yazının da dilekçeye eklenmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen belgelerin asılları veya ilgili kurumlarca onaylanan örnekleri mahsubun yapılması için yeterli olacaktır.

2. inceleme Raporu ve Teminat Aranmadan Yapılacak iadeler

Tevkif suretiyle kesilen vergilere ilişkin nakden yapılacak iade taleplerinin 10 milyar lirayı aşmaması halinde, çalışmamızın yukarıdaki bölümünde belirtilen belgelerin ibrazı şartıyla iade talebi inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir. 10 milyar lirayı aşan iade taleplerinde de 10 milyarlık kısım inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir.

Diğer taraftan genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere ve sermayelerinin en az %51 veya daha fazlası bu kurumlara ait işletmelere yapılacak iadeler yukarıda belirtilen belgelerin ibrazı üzerine miktara bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.

3. Teminat Yoluyla iade

Mükelleflere nakden yapılacak iadenin 10 milyar lirayı aşması halinde, 10 milyar lirayı aşan kısım için teminat gösterilmesi halinde, iade talebi inceleme sonucu beklenmeksizin yerine getirilir. Teminatlı iade taleplerinde de mükelleflerin çalışmamızın önceki bölümlerinde belirtilen belgeleri ibraz etmeleri şarttır. Diğer taraftan, Teminat olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılanlardan bir veya bir kaçı gösterilebilir. Anılan kanunun 10’ncu maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde belirtilen teminatlar şunlardır:

Para Banka Teminat Mektubu Hazine tahvil ve bonoları

Teminat olarak Türk parası ve yabancı para kabul edilebilir. Yabancı paraların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 280. maddesi uyarınca borsa rayici ile değerleneceği hüküm altına alınmıştır. Ancak ülkemizde döviz borsası olmadığı için bu değerleme ölçüsü kullanılmamaktadır. Bu nedenle, değerlemede esas alınacak kur Maliye Bakanlığınca belirlenen kur olmaktadır. Diğer taraftan Maliye Bakanlığınca yayınlanan 130 seri numaralı Vergi Usul kanunu Genel Tebliği uyarınca Bakanlıkça kur tespiti yapılmadığı sürece, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilen döviz alış kuru ile değerleme yapılarak teminat tutarı tespit edilecektir. Diğer taraftan, teminat olarak banka teminat mektubu verilmesi durumunda, banka teminat mektuplarının (süresizşartsız) paraya çevrilmeleri konusunda hiçbir sınırlayıcı şart taşımaması ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar veya özel finans kurumları tarafından düzenlenmiş olması gerekir.

4. Yeminli Mali Müşavir  Raporuna Göre iade

Nakden iade talebinin 100 milyar liraya kadar olan kısmı mükellefle süresinde tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş yeminli mali müşavirce düzenlenecek tam tasdik raporu uyarınca iade edilir. iade talebinin 100 milyar lirayı aşan kısmının iadesi ise Maliye Bakanlığı denetim elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.

Yeminli mali müşavirlerin düzenleyecekleri tam tasdik raporunun ayrı bir bölümünde mükellefin iadeye hak kazandığı tutarın yasal dayanaklarını belirtmeleri gerekmektedir. Ayrıca çalışmamızın önceki bölümlerinde belirtilen kanıtlayıcı belgeler de rapora eklenecektir.

Mükellefe iadesi gereken tutarın yeminli mali müşavir tasdik raporuna göre iade edilen tutardan daha az olduğunun veya iade edilmesi gereken bir tutar bulunmadığının belirlenmesi halinde ortaya çıkan vergi ziyaı, gecikme faizi ve buna bağlı cezalardan mükellefle birlikte yeminli mali müşavirler de müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır.

Önceki dönemlerde, yeminli mali müşavirler ile süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunmasına rağmen yeminli mali müşavir tasdik raporuna dayanılarak yapılacak iadeye ilişkin haddi aşması nedeniyle incelemeye gönderilen ve henüz incelemesi sonuçlanmamış olan iadeler 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenen 100 milyar liralık haddi aşmıyor ise bunlar hakkında YMM tasdik raporu düzenlenmesi halinde bu rapora dayanılarak iade işlemi yapılacaktır. 100 milyar liralık haddi aşan iadelerde ise; 100 milyar liraya kadar olan kısım için yine tasdik raporuna dayanılarak işlem yapılacak olup, 100 milyar lirayı aşan kısmın iadesi ise denetim elemanlarınca düzenlenecek vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilecektir. Önceden alınmış olan teminatlar da bu çerçevede iade edilecektir. inceleme elemanınca incelemeye devam edilmesi durumunda ise inceleme sonucuna göre işlem yapılacağından, inceleme bitmeden teminatların iadesi mümkün değildir. Önceki dönemlerde haddi aşması nedeniyle incelemede bulunan nakden iade taleplerinin, 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin yayımı tarihinden sonra mükellef tarafından mahsuben iade talebine çevrilmesi halinde de, yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacaktır.

Sözgelişi;Mükellef (A)’nın yeminli mali müşavir tasdik raporu ile iade edilecek olan 40 milyar liralık haddin geçerli olduğu dönemde 200 milyar liralık iade talebi incelemeye sevkedilmiş olup, inceleme henüz sonuçlanmamış ise bu durumda, 100 milyar liraya kadar olan tutar için düzenlenecek tasdik raporuna dayanılarak iade yapılacaktır. Kalan 100 milyar liralık kısmın iadesi ise denetim elemanınca düzenlenecek vergi inceleme raporuna göre yapılacaktır.

5. Vergi inceleme Raporuna istinaden iade

Mükelleflerin nakden iade taleplerinin 100 milyar lirayı aşması durumunda ,100 milyar lirayı aşan kısmın iadesi denetim elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme raporunun sonucuna göre yerine getirilir. Diğer taraftan yeminli mali müşavirlerle tam tasdik sözleşmesi bulunmayan mükelleflerin 10 milyarı aşan nakit iade taleplerinin de denetim elemanlarınca düzenlenen vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesi gerekir.

C. Tevkif Yoluyla Kesilen Vergilerin Geçici Vergiye Mahsubu

ilgili dönemler halinde hesaplanan geçici vergiden varsa o hesap dönemi ile ilgili olarak daha önce ödenmiş geçici vergi ve geçici vergiye tabi kazançlarla ilgili olarak tevkif edilmiş vergiler mahsup edilmekte, mahsuptan sonra kalan tutar o dönem için ödenmesi gereken geçici vergi olmaktadır.

Yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunda yer alan geçici vergiye ilişkin satırda, beyannamenin ilgili olduğu geçici vergi dönemlerinde ödenen geçici vergi tutarı (ilgili geçici vergi beyannamelerinin ödenecek geçici vergi satırında yer alan tutarlar toplamı), yıllık beyannamenin vergi bildirimi tablosunun kesinti yoluyla ödenen vergiler satırında ise, o yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı (geçici vergiden mahsubu yapılan tevkifat tutarları dahil) Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden, yukarıda sözü edilen geçici vergi tutarı ile yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerin tamamı mahsup edilecek kalan tutar ise çalışmamızın önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar çerçevesinde red ve iade edilecektir.

D. Gerçeğe Aykırı Belge Kullanılması Durumunda iade

Tevkif yoluyla kesilen vergilere ilişkin mahsuben/nakden iade talepleri ile ilgili olarak ibrazı istenen belgelerin gerçeği yansıtmaması halinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde işlem yapılır. Ayrıca durum mükellefin bağlı bulunduğu meslek odasına da bildirilir.

E. Adına Vergi Kesintisi Yapılan ile Gelir Sahibinin Farklı Gerçek veya Tüzel Kişi Olması

Bazı durumlarda, adına vergi kesintisi yapılan gerçek veya tüzel kişi ile üzerinden kesinti yapılan gelirin sahibi olan gerçek veya tüzel kişi farklı olabilmektedir. Bu durumda gelir sahibinin beyan ettiği gelirle ilgili olarak tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsubu ve iadesi konusunda sorunlar yaşanmaktadır.

Gelirin sahibi olmadığı halde adına vergi kesintisi yapılmış olan mükellefler, ilgili dönemde kendisi adına yapılan vergi tevkifatlarının ne kadarlık kısmının kendi gelirleri, ne kadarlık kısmının diğer gerçek ve tüzel kişilere ait gelirler ile ilgili olduğunu bildiren bir dilekçe ile birlikte diğer gerçek veya tüzel kişilere ait olan gelirler ve bunlar üzerinden yapılmış kesinti tutarlarını gösteren bir tabloyu ve kesilen vergilerin vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine yatırılmış olduğuna ilişkin belgelerin onaylı bir örneğini bağlı bulundukları vergi dairesine vereceklerdir.

Tablonun bir örneği dilekçe ve eklerinin tamamlanmış olması koşuluyla vergi dairesine ibraz edildiği ifadesine yer verilerek mükellefe iade edilir. Mükellefe iade edilen örnek, gelirin sahibi tarafından kesinti yoluyla ödenen vergilerin mahsubu ve iadesinde adına vergi kesintisi yapılan mükelleften istenen belgelerin yerine kullanılacaktır.

Bankalar, özel finans kurumların veya aracı kurumlarca yapılan ödemelerden kesilen vergilerle ilgili olarak, kesintiyi yapan kurum tarafından düzenlenmiş ve vergi kesintisinin yapıldığını gösteren bir belgenin eklenmiş olması yeterlidir.

F. Tevkif Yoluyla Kesilen Verginin Vergi Sorumlusunca Tahakkuk Ettirilmemesi veya Ödenmemesi

Nakden iade talebinin yerine getirilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin, ilgili vergi dairesine ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş olduğuna ilişkin belgenin istenildiği durumlarda, vergi sorumlusunun ödeme yapmaması veya hiç beyanda bulunmaması nedeniyle söz konusu belge ibraz edilemiyorsa, bu durum bağlı olunan vergi dairesine mükellef tarafından bildirilecektir. Dilekçeyi alan vergi dairesi durumu vergi sorumlusunun bağlı olduğu vergi dairesine ileterek verginin tahakkuku veya tahsili için gerekli işlemlerin başlamasını sağlayacaktır. Verginin tahakkuku ve/veya tahsilinden sonra nakden iade işlemleri yukarıda IIB bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilecektir.

Vergi kesintisi yapanlarca kesilen vergilerin tahakkuk ettirilmiş olmasına rağmen tecil, taksitlendirme veya borçların yeniden yapılandırılması nedenleriyle ödenmemesi durumunda, mükelleflerce ilgili kurum veya kuruluşlarca istihkaklarından kesinti yapıldığına ilişkin belgeye tecil veya taksitlendirme yapıldığına ilişkin ilgili kurumdan alınacak yazının eklenmesi yeterlidir.

III SONUÇ

252 Sıra numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile tevkif suretiyle kesilen gelir/kurumlar vergisinin iadesine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlenerek bu konuda ortaya çıkan sorunlar ve uygulama farklılıklarının giderilmesi sağlanırken önceki dönemlerle ilgili olup tebliğin yayımlandığı 6 Nisan 2004 tarihine kadar sonuçlandırılmamış mahsup ve iade taleplerinin de getirilen yeni düzen  leme ile daha kısa sürede sonuçlan  dırılması imkanı yaratılmıştır.





Telif Hakkı © 2013 - 2026. Denetim Kontrol. Tüm Hakları Saklıdır.